Updates from Mart, 2011 Toggle Comment Threads | Klavye Kısayolları

  • diyetzayifla 20:06 on 31 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    V-Pills Ne İşe Yarar ve Nedir? 

    V-pills’in etkilerini size bir önceki makalelerde ve bilgilendirmelerimizde belirtmiştik fakat yinede size kısa ve öz anlaşılır bir dilde anlatmaya çalışacağız v pills’in etkilerini. v pills‘i doğru anlamda kullandığımız zaman bize çok büyük bir fayda sağlayacağını söyleyebiliriz, bu nedenle bu ürünü kullanırken nelere dikkat etmemiz gerekiyor nasıl kullanmalıyız kısaca onlardan da bahsetmek istiyorum.

    V-pills penis büyütücü olarak adlandırdığımız Milyonlarca kullanıcımızın ihtiyaçlarına doğru anlamda yanıt vermiş olan bu ürünümüz doğru şekilde kullanıldığında büyük faydalar sağladığını etkilerini en kısa zamanda aldığınızı / alacağınızı söyleyebiliriz.

    Bu yüzden ürünümüzü almakla iş bitmiyor evet tamam bu ürünü aldım artık bir sabah bir akşam alır kullanırım ve etkisini alırım diye düşünmeyin.

    Aksine bu ürünü kullanacak olduğunuz zaman kesinlikle şunları dikkate alarak kullanmaya özen gösteriniz.

    1-) vpills penis ürününü tok karnına, bir adet sabah ve yine akşam tok karnına olmak üzere günde 2 kere kullanmalısınız. 2-) vpills büyütücü’yü kullanırken sabah ve akşam hangi saatler’de aldıysanız veya alıyorsanız ertesi gün aynı şekilde almaya özen gösteriniz.

    Üründen etkiyi alabilmeniz için ürünü tam ve düzgün kullanmalısınız, Bununla beraber v-pills size şu etkileri sağlar, penisinizin büyümesine, kalınlaşmasına, sertleşmesine, ereksiyon artışına, sperm artışına, ve bir çok faktörü elde edersiniz. En önemlisi de partneriniz ile ilişkiye girdiğinizde cinsel istek artışını elde edersiniz buda sizi 1-0 önde başlamanızı sağlar.

    V-pills size istediğinizden daha fazlasını verir ve size istediğiniz etkileri hissettirerek sunar. Vpills ürünü etkisini kullanmaya başladıktan sonra yaklaşık 2 ila 3 haftası itibari ile göstermeye başlamaktadır. İlk belirtileri sertleşmesi, erekiyon artışıdır, Bu ürünü kullanırken size şunu belirmek istiyoruz üzerine basa basa kesinlikle bu ürünü kullanırken alkol kullanımı yapmayınız aksine hiçbir şekilde etkisini alamazsınız.

     
  • diyetzayifla 10:52 on 29 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Zirve Shop 

    Penisimi ne kadar büyütebilirim Peniste 3-10 cm arası büyüme ve kalınlaşma Ereksiyon süresinde %40′lık yükselme Penisin çok daha fazla sertleşmesi Kan dolaşımının artması Daha şiddetli ve yüksek sayıda orgazmlar Sertleşememe ve Erken boşalma sorunlarının tamamen yok olması Kendinine olan güvenin artması Çok daha mutlu bir cinsel hayat Penisinizi Büyütmek elinizde… Tamamen bilimsel gerçeklere dayalı penis büyütme teknikleri Daha uzun ve daha güçlü bir ereksiyona sahip olmanız için teknikler Penis geliştirme ile ilgili bilimsel makaleler Tamamı adım adım detaylı olarak anlatılmış tekniklerin uygulama videoları Detaylı penis geliştirme bilgileri, sürekli güncellenen ekstra teknikler Tamamen Doğal ve Etkili Teknikler Doğal zpenis büyütme Teknikleri uzun yıllardır yüzbinlerce erkek tarafından başarı ile uygulanmaktadır. Konunun uzmanı olan doktorlar tarafından insan sağlığı için güvenli olduğu ve herhangi bir tehdit oluşturmadığı onaylanmıştır. Unutmayın: penis büyütücü Doğal teknikler zararsız, güvenli ve etkilidir. penis büyütme Teknikleri Tüm Dünyada yüzbinlerce erkek tarafından uygulanan ve kesin başarı sağlayan Doğal penis büyütme Teknikleri artık tamamen Türkçe olarak sizlerin hizmetinizde. Tekniklerimizi uygulayarak sizde penisinizi doğal yollardan büyütebilir ve güçlendirebilirsiniz. Penis Büyüklüğü Milyonlarca Erkeğin Ortak Sorunudur penis sorunu Eğer penisinizin yeterli kadar büyük olmadığını düşünüyorsanız, penisinizden utanıyorsanız ve bu durum cinsel hayatınızı olumsuz yönde etkiliyorsa, kesinlikle yalnız olmadığınız bilmelisiniz. Yapılan araştırmalar ve anketler göstermiştir ki her 10 erkekten 8 tanesinin (%80 lik oran) penisiyle ilgili bir sorunu vardır. Kimi erkekler penislerinin büyüklüğünden, kimileri şeklinden, kimileri ise güçsüzlüğünden şikayetçilerdir. Bütün bunlar gayet normal olan durumlardır ve çözümü gerçekten vardır. Doğal penis büyütme tekniklerinin içerdiği özel egzersizler sizi daha büyük ve daha güçlü bir penis sahibi yapacaktır. Doğal teknikleri uygulayan yüzbinlerce erkek çok özel istisnaların dışında hep olumlu sonuçlar aldılar ve mutlu bir cinsel hayata kavuştular. Neden siz de onlardan biri olmayasınız? Doğal yollardan penisinizi büyütmek ve güçlendirmek gerçekten mümkün. zirvemarket.com

     
  • diyetzayifla 16:49 on 25 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Zayıflatan Diyet Bitkileri 

    ESKİ MISIRLILAR VE YUNANLILAR dahi balın şifa verici özelliğine vakıftı. Günümüzde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) öksürük ve soğuk algınlıklarında bal yenmesini tavsiye ediyor. Berlin’deki Charite Kliniği uzmanları da balın «muhtemelen» etkili olduğu görüşünde. ABD’li hekimler soğuk algınlığından mustarip 105 erkek ve kız çocuğu üzerinde bir araştırma gerçekleştirdi. Kimi çocuklara bir iki kaşık koyu renkli karabuğday balı verildi, bazıları piyasada sıkça rastlanan bir öksürük şurubundan içti, ötekilere ise hiçbir tedavi uygulanmadı. En iyi sonucu bal verdi. Öksürüğü azalttı ve çocukların daha rahat uyumalarını sağladı. Büyük bir ihtimalle bal, boğaz ve gırtlaktaki iltihaplı mukozayı iyileştiriyor. Balın muhteviyatı üst solunum yollarındaki enfeksiyon la savaşan bağışıklık sistemini uyarıyor.

    Araştırmacılar koyu renkli bal türlerini de fenol denen etken maddenin daha yüksek oranda bulunduğunu, bu nedenle açık renkli ballara nazaran daha tesirli olduklarını tahmin ediyor.
    «Medihoney» adı verilen anti bakteriyel bal yaralara sürüldüğünde dezenfektan etkisi gösteriyor. iltihaplanmayı önleyerek iyileşmeyi hızlandırıyor. «Medihoney» ağırlıklı olarak Avustralya ve Yeni Zelanda’da yetişen manuka ağacının çiçeklerinden elde ediliyor.

    Uygulama: Yatmadan önce bir iki kaşık balı ağzınızda eritin.

    Alternatif: Kekik, anason ve rezene karışımı öksürük çayını balla tatlandırın.

    Dikkat ! Balı eklemeden önce çayı oda sıcaklığına gelene kadar soğutun. Aksi takdirde balın içindeki maddeler bozulabilir.

    Riskler ve yan etkiler: Bir yaşından küçük bebeklere bal vermeyin. Bağırsakta zehre dönüşen bir bakteri içeriyor olabilir.

    LAVANTA BANYOSU UYKUYA YUMUŞAK GEÇİŞ.

    Lavanta bitkisinin çiçeklerinden elde edilen ekstranın yatıştırıcı etkisi olduğu biliniyor. Bitkisel ilaçların denetiminden sorumlu bir Alman kurumunun uzmanları dahi huzursuzluğa karşı lavanta tavsiye ediyor.

    Bu etkiyi eterik yağlar olan linalil asetat ve linalol yaratıyor muhtemelen. Sıcak suda açığa çıkan yağlar ten tarafından rahatça emilebiliyor. Yağların solunması da fayda sağlıyor. Ayrıca sıcak su vücudu rahatlatıyor.

    Lavanta banyosu üzerine ne yazık ki pek az araştırma yapıldı. Etkisi daha ziyade «tecrübeyle sabit». Hekimler başka banyolar da tavsiye ediyor. Soğuk algınlığı başlangıcında örneğin biberiye yada kestane banyosu yapmak metabolizmayı uyarıyor, kan dolaşımını düzenliyor. Başı ağrıyanlara ise hardal tozlu ayak banyosu öneriliyor.

    Uygulama:
    Küveti suyla doldurun. iki litre kaynar suya 100 gram lavanta çiçeği atın. Beş dakika demlenmeye bırakın, sonra süzgeçten geçirip küvetteki suya katın. Yatmadan 30 ila 60 dakika önce suya girin.

    Riskler ve yan etkiler:
    Kan dolaşımı problemleri olanlar dikkat? 15 dakikadan fazla suda kalmayın. Banyodan sonra dinlenin.

    TAVUK SUYU ÇORBASI; Soğuk algınlığı semptomlarıyla savaşır.

    OMAHA’DAKİ NEBRASKA Tıp Merkezinden araştırmacılar, tavuk suyuna çorbanın gerçekten de soğuk algınlığına karşı en güçlü ilaçlardan biri olup olmadığını test etti. Geleneksel tarife uygun hazırlanan ve tam sekiz saat kaynatılan çorbanın etkisi laboratuarda ölçüldü.

    Sonuç: Tavuk suyu çorbası belirli akyuvarların hareket yeteneğini belirgin ölçüde kısıtlıyor. Nötrofil denilen bu akyuvarlar, soğuk algınlığının belirtisi olan mukozaların kızarmasına yada şişmesine ve bunlara bağlı ağrılara yol açıyor.

    Ayrıca araştırmacılar sıcak sıvının höpürdetilerek içilmesinin tıkanık burunların açılmasına katkısı olacağının altını çiziyor. Çorbanın törensel bir havada pişirilmesi ve yenmesi de dertlere derman olmasında önemli rol oynuyor.

    Bilim insanları sadece bazı özel tariflerin mi sağaltıcı olup olmadığını tespit edebilmek
    için 13 farklı markayı mercek altına aldı. içlerinden beşi, evde özel tariflere göre pişirilenlerden daha etkili, sekizi ise daha az faydalı oldu.

    Araştırmanın sonuçları bilim dergisi Chest’te, «Chicken Soup Inhibits Neutrophil Chemotaxis In Vitro» (Tavuk Suyuna Çorba Laboratuar Ortamında Nötrofil Kemotaksisini Önlüyor) adlı makalede derlendi:

    Tavuk suyu çorbası, soğuk algınlığına yakalanan kişilerde bir takım olumlu etkiler gösteriyor. Fakat asıl tavuk etinin mi, çorbada kullanılan özel bir sebzenin mi, bir baharatın mı yada tüm malzemelerin bir araya gelmesinin mi enjeksiyonu giderdiği konusu açıklığa kavuşturulamadı.

    Deneysel tıp yüzyıllardır tavuk suyuna çorbanın önemini vurguluyor. Yahudi mutfağında bir takma adı bile var: «Yahudi penisilini.»

    Uygulama: ABD’1i araştırmacılara göre önemli olan tavuğun en az iki saat süreyle kaynatılması. Ancak bu yüzden içindeki hangi maddenin etkin olduğu henüz bilinmiyor.

    Riskler ve yan etkiler: Çorbayı özellikle çocuklara fazla sıcak içirmeyin. Ayrıca tavuktaki oroteinler elerjik reaksiyonlara yol açabilir.

    TUZLU SU – BURNU AÇAR

    TUZ, SUYU BAĞLAYARAK BURUN mukozasındaki şişliğin inmesini sağlar. Böylece nezle belirtileri azalır, sinüzitin daha çabuk iyileşmesine yardımcı olur.

    Kulak-burun-boğaz uzmanı Olaf Michel makalesinde burna tuzlu su çekmekle, eczaneden alınan burun damlasını uygulamak arasında fark olmadığını vurguluyor. Hatta tuzlu su, çocukları antibiyotik kullanmaktan kurtarabilir.

    Tıbbi tedavileri değerlendirmek üzere sistematik incelemeler yapan uluslararası kamu yararı kuruluşu Cochrane Collaboration de benzer bir çıkarımda bulundu. Sekiz araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, uzun süre tuzlusu terapisi uygulamak kronik nezleyi bile hafifletebilir.

    Uygulama: Bir silme çay kaşığı yemeklik tuzu (4,5 gram) yarım litre kaynamış suya atın. Çoğunlukla tuzlu su avuca dökülerek, bir burun deliği kapatılıp öbüründen çekilerek lavaj yapılır. Fakat bir araştırma, temiz olmayan ellerden mikrop ve bakterilerin burna bulaşabildiğini gösterdi. Bu nedenle «burun duşu» yada «burun çalkalama ibriği» gibi özel aparatlar kullanmakta yarar var.

    Riskler ve yan etkiler: Yok. Burun duşunu kullandıktan sonra temizleyin.

    KEKİK ÇAYI – ÖKSÜRÜĞÜ KESER

    KEKİK BİTKİSİNİN KURUTULMUŞ yaprakları ve çiçeğinin özütü inatçı öksürüğü gidermek için kullanılabilir. 361 bronşit hastası üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları ortada.
    Bir grup hastaya günde üç kez kekik ve çuhaçiçeği kökünün kuru ekstresinden oluşan tabletler, diğer gruba ise plasebo verildi.

    Bitkisel karışım preparatı, öksürük krizlerini dokuzuncu güne dek neredeyse yüzde 70 oranında azalttı. Plasebodan çok daha iyi etki gösterdi. Ayrıca bitkisel ilacı alanlar, öteki hastalara kıyasla iki gün daha erken iyileşti.

    Başka bir araştırma kekik, sarmaşık yaprağı, anason ve hatmi kökü karışımının da öksürüğü kestiğini ispatladı. Kekiğin içerdiği maddeler balgam söktürücü; eterik yağ timol ise bakterilere, küf mantarları ve uçuk (Herpes simplex) virüsüne karşı etkili. Tıbbi çaylar en eski ilaçlardan, antikçağda bile kullanılıyordu

    Uygulama: Kekiğin üzerine sıcak su dökün. iki ila beş dakika demlenmeye bırakın, ardından süzün. Bir demlik kekik çayını bir gün içinde tüketin. Tadı çocukların hoşuna gitmezse, çaya bal ve limon suyu ekleyebilirsiniz.
    Alternatif: Kekik çayıyla göğüs kompresi.

    Riskler ve yan etkiler: Yok.

    SİNİROTU MÜSHİL ETKİSİ

    SİNİROTU TOHUMLARININ kabukları, bağırsakta su alarak şişen müsilaj içeriyor. Bu da bağırsak hareketlerinin ve dışkılama miktarının artmasına yol açıyor. Plantago ovata kabızlıkta müshil, ishal durumunda drenaj etkisi yapıyor. Ayrıca hassas bağırsak sendromu şikayetlerini azaltıyor.

    Çeşitli çalışmalar otsu bitkilerin etkisini ortaya koydu. Pek çok ülkede sağlık kuruluşları müzmin kabızlıklara karşı sinirotu öneriyor. Avrupa ilaç Dairesi (EMEA) de sinirotlarının faydalı olduğu görüşünde.

    Muhtemelen sinirotlarının etkisi sadece kabızlığı gidermekten ibaret değil. Detaylı olarak belgelenmiş çeşitli araştırmalara göre sinirotu bileşenleri kolesterol seviyesini önemli ölçüde düşürdü. 2006′da sıçanlar üzerinde yapılan deneyler ise tohum kabuklarının kan şekerinin fazla yükselmesini engelleyebildiğini gösterdi. ABD Gıda ve ilaç Dairesine (FDA) göre «karnıyarık» otu (Plantago psyllium) tohumları koroner kalp rahatsızlıkları riskini azaltıyor.

    Uygulama: Kabızlıkta günde bir ila üç kez, bir iki çay kaşığı tohumu veya yarım çay kaşığı toz haline getirilmiş tohum kabuklarını bir bardak suda şişmeye bırakın. Biraz sıvıyla yutun. Tohumlar etkisini yavaş yavaş gösterecektir. Gün boyunca en az iki litre daha sıvı tüketin.

    Riskler ve yan etkiler: 12 yaşından küçük çocuklar için uygun değildir. Şişkinlik ve tokluk hissi yaratabilir. Yeterince sıvı tüketilmezse bağırsak tıkanması baş gösterebilir.

    KURU KARANFİL DİŞ AĞRISINA BİREBİR

    EMİLEN VEYA DİŞLERİN ARASINA SIKIŞTIRILAN kuru karanfil diş ağrısını hafifletiyor. Kimyasal analizler bu kurutulmuş çiçek tomurcuklarının 36 etkin madde içerdiğini ortaya koydu. Bunlardan en önemlisi yağlı öjenol. Hem lokal anestezik hem anti bakteriyel etkiye sahip.

    Eskiden sıklıkla diş dolgularında kullanılırdı. iki ila yedi dakika içinde etkisini gösteren öjenolun sindirimi de kolay. 2006′da Kuveytli diş hekimleri karanfilyağının, lokal anestezik olarak kullanılan benzokainin ve bir plasebonun «uyuşturma gücünü» karşılaştıran bir araştırmanın sonucunu yayımladı. 73 deneğin ağzına, iğne yapılmadan önce karanfilyağı jeli, benzokain jeli yada vazelin sürüldü.

    Vazelin işe yaramazken, karanfilyağı benzokain kadar etkili çıktı. Bu bitkisel yağın ucuz ve her yerde bulunabilir olduğuna dikkat çeken hekimler karanfilyağının kimyasal ilaçlara değerli bir alternatif oluşturabileceği kanısında.

    Gözlemlere göre karanfilyağı baş ağrısına da iyi geliyor: Kronik, migren türü ağrıları olan 19 hasta şikayetlerinden neredeyse tamamen kurtuldu.

    Uygulama: Kuru karanfili çiğneyin yada emin. Eczaneden alınan karanfilyağı daha etkilidir. Ağrıyan dişe pamuklu çubukla hafifçe sürün.

    Riskler ve yan etkiler: Hafif yanma. Hassas ağız mukozasını tahriş edebilir. Sadece acil durumlarda başvurun. ardından bir doktora başvurun.

    KURU OT KESESİ – AĞRILARI AZALTIR

    SICAK KURU OT KESESİ, KEMİK, eklem, kas ve bağ dokusu şikayetlerinde. boyun yada sırt ağrılarında ve romatizmada başvurulan geleneksel bir tedavi yöntemi. Kimyasal ağrı kesicilere, yan etkisi az bir alternatif. Kuru ot kesesinin ısıtılmasıyla, çayır çiçekleri yanı sıra brom ile karaçayır gibi çayır otlarının içindeki uçucu maddeler açığa çıkıyor. Eterik yağları ve kumarin derideki kan dolaşımını artırıyor ve gergin kasları gevşetiyor.

    Gözlemler ve yapılan anketler de kuru ot kesesinin ağrıyı hafiflettiğine işaret ediyor. Örneğin Kneipp kürü (19. yüzyılda Alman rahip Sebastian Kneipp tarafından geliştirilen, hidroterapi, fitoterapi, egzersiz ve beslenme önerilerinden oluşan tedavi yöntemi) esnasında en az bir kez kuru ot kesesi kullanan 274 romatizma hastasında. Diz veya kalçalarındaki ağrıları azalan hastaların yarıdan fazlası kuru ot kesesinden «çok iyi» sonuç aldıklarını belirtti.

    Hekimler de tedavinin başarısını onayladı. Bu yöntem, Kneipp küründe kullanılan tazyikli su terapisine kıyasla daha etkili oldu.

    2006 yılında 100O’i,aşkın hasta üzerinde yapılan bir araştırma, farklı türdeki sıcaklık terapi-
    lerinin, etkileri uzun sürmese de sırt ağrılarını hafifletebildiğini gösterdi. Ayrıca egzersizle birleştirildiğinde etkilerinin arttığı gözlendi.

    Uygulama: Buğdaygillerle doldurulmuş pamuklu bir kese yaklaşık 60 derecelik su buharının üzerinde ısıtılır, ağrıyan yere konur ve bir bezle üstü örtülür, iki üç kez yeniden ısıtılabilir.

    Riskler ve yan etkiler: Kuru ot kesesini çok sıcakken vücudunuza değdirmeyin. Romatizma araştırması sırasında bir hastada üçüncü dereceden yanık oluşmuştu Açık yaralar üzerine uygulamayın.

    DULAVRA OTU

    Dulkan gömleği, hanım yaması, ulu avratotu, baldikeni (Anzer, ikizdere-Rize)

    Papatyagillerin değerli, özel bir üyesiyim. İki yıllığım. Alt yapraklam iri, bedenim sağlamdır. Kerevizi andırırım. Heybetli yapraklarımın üzerinde ufacık kalan, dikenli görünümlü, kırmızıyla mor arası çiçeklerim var. Minik birer göze benziyorlar. Bedenimin tepesinde toplanır çiçeklerim. Zaten ilk onlar çarpar gözünüze.

    Derinlere inen, havucu andırır, siyahımsı kahverengi kabuklu, sert ve sağlam bir köküm var. Pek çok yerde yetişebilirim. Doğada yetişen beş türüm var. Sadece Avrupa ve Asya’da değil, Kuzey Amerika’da da (ki oraya sonradan götürülmüşüm) halk tıbbının vazgeçilmez
    malzemelerindenim.

    Kökümden yapılan çay kanı temizler, idrar söktürür, hazma ve terlemeye yardımcı olur, romatizma ve gut tedavisinde kullanılır, karaciğer ve böbrekle ilgili tedavilerde olumlu sonuç verir. Köklerim yüzde 5O’ye varan oranda «inülin» içerir, bu yüzden de geleneksel olarak diyabet tedavisinde kullanılırım.

    Köklerime acılığını veren maddeler antibakteriyel olmamı sağlar. Aynı şekilde çiçek ve yapraklarım da aynı özellikleri barındırır. Egzama ve benzeri cilt sorunlarının tedavisinde harici kullanılırım. Tohumlarımdan boğaz ağrısı, böcek ve yılan ısırmasında, kabızlık ve gribal enfeksiyonlarda yararlanılır. Yapraklarımdan yapılan lapa yanık ve yaralarda rahatlatıcı ekti gösterir.

    ÇAKŞIR

    Çağ, çaşır (Erzurum, Kars); çakşur, çarşır, çaşur (Divriği- Sivas, Artvin); kasnı, asaotu (Silifke Mersin) hitik (Van); helige, helizan. kerkur, siyabo (Şırnak); siyabu, körek (Bodrum)

    Kimi «asaotu» der bana. Akla yatkın bir addır, çünkü sapımdan kimi yerlerde baston yapılır. Zaten Latince adım da bu anlama gelir. Bodrum’dan Kars’a kadar pek çok yerde yetişirim. Dört metreye kadar uzayabilirim. Bodrum’da yaşken işlenmeye elverişli olduğumdan
    gövdemden çocuklar oynasın diye yelkenli, kayık, fırıldak gibi oyuncaklar yaparlar.

    Anadolu’da yetişen bir türüme «dev rezene» deniyor. Bu da akla yatkın, çünkü yapraklarım rezeneye benzer. Yapraklarımdan yemek ve turşu yapılır, meyve ve kökümdense ilaç. içerdiğim maddeler spazm giderici, idrar söktürücü, bağırsak çalıştırıcı, sindirim kolaylaştırıcı, sakinleştirici etki yapar. Bu yüzden de kolit, astım, histeri, kabızlık, kronik bronşit gibi pek çok rahatsızlıkta kullanılan ilaç karışımlarında yer alırım.

    GIVIŞKANOTU

    Kıyışak, gığışkan (Alanya); kığırşık (UlusBartın); çığıstak, kıvşıyık, kığışak (Uşak), kıyışkan (Akseki-Antalya), cıvrıncık, çığıştak, gıvırşık, ecibücü,ibişgıbış, kıvırşık (Kastamonu); kıvşıyık (Ermenek-Konya); tavuk yastığı (Tekirdağ)

    Ne zarif bitkiyim. incecik saplarımdan çıkan tomurcuklarımla, güzel mi güzel çiçeklerimle çevremdeki tüm bitkilerden farklıyım. Çok yapraklı sayılmam. Bu yüzden olsa gerek daha çok çiçeklerim göze batar. Yaz aylarında açar beyaz pembe çiçeklerim. Ama yapraklarımdır yenen kısmım.

    Körpe filiz ve yapraklarım çiğ de yenebilir ama en çok pişirilerek getirilirim sofralara. Biraz büyüdükten sonra körpe bezelyeleri andırır tadım. Eskiden köklerim sabun yerine kullanılırmış. Bunun için köklerimin suda ağır ağır kaynatılması gerekirmiş. Sonra atın çamaşırlarınızı içine, yıkayın bir güzel. Köküm ve gövdemden yapılan çay ise mesane ve idrar yolları enfeksiyonlarında kullanılır.

     
  • diyetzayifla 16:49 on 25 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Zayıflamanın Olumsuzlukları 

    Günümüzde neredeyse her kadın zayıflamak ve sıfır bedene ulaşmak istiyor. Bunda kişinin kendini beğenmemesi, özgüven eksikliği, çevrenin yarattığı olumsuz etki gibi sebepler bulunabiliyor. Ancak sıfır bedene ulaşmanın da kendi içinde zararlı noktaları vardır. Zayıf olmak kilolu olan herkesin en büyük hayalidir. Ancak kişi aynı zamanda durması gereken noktayı da bilmek zorundadır. Zararlı ve bilinçsizce uygulanan diyetler kişinin bünyesinin çökmesine ve zaman içinde hiç düşünmediği bir kiloya inmesine neden olabilir. Bu kişinin isteği dışında oluşan bir durumdur. Ancak bir diğer durum da kişinin sürekli kilolu olmaktan sıkılması ve kendisine zarar verebileceğini bile bile kendini aç bırakması ve bununla birlikte sağlığını kendi hatalı davranışlarıyla bozmasıdır. Her iki durumda da yaşanan zayıflığın kişiye olumsuz etkileri vardır. Bu olumsuz etkilerin bazılarını sizlerle paylaşırsak belki de zayıflama konusunda çok daha bilinçli ve dikkatli olmanız gerektiğini anlayabilirsiniz.
    Anemi: Anemi zayıflık sonucu oluşan ciddi bir hastalıktır. Temel olarak kansızlık yaşanması, yetersiz beslenme sonucu oluşan bir durumdur.
    Baş Dönmesi : Ani hareketlerde, örneğin oturduğunuz yerden ani bir kalkış yaptığınızda gözlerinizde bir kararma beliriyor ve ciddi bir baş dönmesi yaşıyorsanız. Aynı şekilde çok daha ciddi bir hastalığın da yaklaştığını kesinlikle unutmayın. Dengesiz beslenme sonucunda dolaşımda ki kan sadece hayati organlara yoğunlaşabiliyor. Bu aynı zamanda anemi’nin sonuçlarından biri olarak ta görülebilir.
    İshal : Aşırı zayıflamanın getirdiklerinden biri de metabolizma hızının olması gerekenden çok daha hızlı olmasıdır. Bu yüzden sürekli bir şekilde ishal olma durumu gerçekleşir.
    Adet Düzensizliği : Vücutta yaşanan tüm değişimlerle beraber adet düzeninizde düzensizlikler başlar. Bazen aylarca adet olamama riskiyle karşılaşılabildiği gibi, düzensizliğin daha ciddi boyutlara ulaşabildiği de görülen sorunlardan bir diğeridir.
    Kalp-Damar Hastalıkları : Kişi ne kadar zayıflarsa ve bu sağlığını ne kadar tehdit eder bir duruma gelirse, daha farklı ve daha ciddi hastalıklara çok daha çabuk yenik düşebilir. Örneğin eğer sigara ve alkol tüketimi normalin üzerindeyse kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski giderek artabiliyor.

     
  • diyetzayifla 16:48 on 25 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Diyette Nelere Dikkat edilmelidir? 

    Kilo vermek hiçbir zaman kolay bir süreç olmamıştır. Birtakım zorlukları olduğu herkes tarafından bilinir ancak gerçekten zayıflamak istedikten sonra bunun başarılamaması için hiçbir sebep yoktur. Burada önemli olan birtakım belirli hataları yapmadan doğru şekilde ince noktalara ve detaylara dikkat ederek zayıflamaktır.Bunlardan birkaçını paylaşalım…
    Hiçbir zaman kısa vadeli düşünmemelisiniz. Eğer gerçekten zayıflamak istiyorsanız bunun bir ya da iki haftada gerçekleşeceğine inanmak yerine tüm yeme düzeninizi bu şekilde değiştirmeniz ve sağlıklı beslenmeniz çok daha doğru olacaktır. Bu sayede sürekli diyet yapmak ve zorlu süreçler atlatmak zorunda kalmazsınız, ayrıca sürekli diyet yapmanın olumsuz bir yönü olan metabolizma yavaşlaması durumunu yaşamazsınız.
    Sevdiğiniz besinlerden vazgeçmeyin.Eğer uzun süreli yeme planlarınızı olumlu anlamda değiştirmek istiyorsanız, sevdiğiniz besinleri hayatınızdan tamamen çıkaramazsınız. Bu kesinlikle gerçekçi olmayacaktır. Eğer sağlıklı bir şekilde besleniyor ve yavaş yavaş kilo veriyorsanız kendinize bir ödül olarak arada bir sevdiğiniz besinleri yeme hakkı tanımalısınız. Bunları büyük porsiyonlar halinde değilde küçük porsiyonlar şeklinde yapmanız uyguladığınız sağlıklı beslenme düzenini de bozmayacaktır.
    İçeceklerin kalori oranlarının yüksek olduğunu unutmayın. Sağlıklı beslenmeye dikkat ederken sadece yediklerinize değil aynı zamanda içtiğiniz içeceklere de dikkat etmelisiniz. Bu alkollü içecekler olabileceği gibi cola gibi içeceklerde olabilir. Diyet yaparken içeceklerinde yüksek kalori değeri içerdiğini unutmamalısınız. Bir bardak kola yaklaşık olarak 90 -110 arasında kalori içerir. Buda bir dilim ekmekle eş değerdir. Bu gibi hesaplamaları yapmayı unutmamalısınız. Çünkü gün içinde 5-6 bardak kola ya da gazozlu içecekleri içmeye devam ederseniz kilo verebilme konusunda çok fazla başarılı olamazsınız.
    Hergün tartılmanız kilo verme sürecini hızlandırmaz. Başarılı ve sağlıklı bir diyet uyguluyorsanız kilo vermeniz daha yavaş ancak daha kalıcı bir şekilde yaşanacaktır. Bu sebeple her gün tartılmanız kendinize olan güveniniz açısından çok da faydalı olmaz. Her gün kilo vermek çok sağlıklı bir durum değildir. O yüzden hergün tartılarak, hergün kilo vermiş olmayı bekleyemezsiniz. Haftada bir tartılmak kaç kilo verdiğinizi öğrenebilmenin en iyi yoludur.

     
  • diyetzayifla 16:47 on 25 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Kadınların Özel Sitesi Kadın Forum 

    Kadın

    Kadınlar hakkındaki bu makayi yazmama sebep kendi yaşantımdan da bir kaç deneyim ve tecrübedir. kadınları ben bir erkek gözü ile özetleyeceğim size, kadınlar bana göre genel olarak şu özellikleri taşıyor. Duygusal, inatçı, kıskanç, çocuk ruhlu, eğlence sever, aktivitelere açık, sıkılgan, erkeklerin düşünceleri kendilerine saçma gelen, çocukları sever, ilgi ister, (çok ilgi) sevilmek ister, cana yakındırlar, hayatı pek takmazlar, ve kadınlar’da çok hoşuma gitmeyen ama onlarında ellerinde olmayan bi durum ise ağlamalarıdır!

    Kadınların ağlamaları çoğu erkeği yola getirmiştir, kadın ağladıysa bir erkek onu izliyorsa yani görmüşse dayanamaz içi *gider illaki ve ona teselli olmaya çalışır ağlamasını engellemek için kadının yüzü biraz gülmesi için elinden geleni yapar o yüzden erkeklerde burada biraz merhametli olabiliyor.

    Kadınların en sevdiği bir şeyde vardırki eminim erkeklerden daha çok seviyorlardır ve içten seviyorlardır oda çocuklarıdır! annelik onları bambaşka dünyalara götürüyor ve çocukları için elinden gelen herşeyi yapmaya hazırdırlar..

    Kısacası Kadınlarımızın Annelerimizin Ablalarımızın Değerini Bilelim Hepsi Birer Masum Melektirler!..

    kadınlar sitesi http://www.kadinforum.net

     
  • diyetzayifla 16:47 on 25 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Kalbi Olanlar İçin Diyet 

    Amerikan Kalp Vakfı Diyeti uzman doktorlar tarafından belli bir hastalığa sahip olan kişilerin acilen zayıflaması gerektiği durumlarda önerilmektedir. Bir hayli zor ya da ağır gözüksede uzman kişiler tarafından hazırlandığından dolayı ve sadece 3 günlük bir diyet listesi olmasından dolayı doktor kontrolünde gerçekleştirilebilen sağlıklı bir diyettir. Yine de doktor tarafından önerilmediği sürece uygulanması çok sağlıklı değildir. Kısa sürece oldukça fazla kilo verdiren bu diyet özellikle hanımların dikkatini çekmektedir.

    Uzman doktorlar tarafından hazırlandığı için de sağlıklı olduğu kabul edilip bazen uygulama zamanları 3 günlük süreyi bir hayli aşmaktadır. Ancak acil kilo verme zorunluluğu olan kalp hastaları için hazırlanmış olan bu diyeti unutmamak gerekir ki yaşı ilerlemiş olan kişiler uygulayamamaktadır. Verilmesi beklenen kilo değişse de ortalama bir şekilde 3 günde 4 kilo verilmesi beklenmektedir.

    1. Gün Kahvaltı = Yarım Greyfurt, 1 dilim tost ekmeği, 2 çorba kaşığı fıstık ezmesi ve isteğe göre çay ya da kahve
    Öğle = Yarım porsiyon ton balığı, 1 dilim tost ekmeği, Şekersiz çay kahve
    Akşam =2 dilim et, 1 tabak yeşil fasulye, 1 küçük elma, 3 toptan oluşan bir tabak vanilyalı dondurma

    2. Gün Kahvaltı = 1 yumurta, yarım muz, 1 dilim tost ekmeği, Şekersiz çay kahve
    Öğle = 1 tabak lor peyniri, 3 tuzlu kraker
    Akşam= 2 sosis, 1 tabak karnıbahar, yarım tabak havuç, yarım muz, yarım tabak vanilyalı dondurma

    3. Gün Kahvaltı = 5 tuzlu kraker, 1 dilim cheddar peyniri, 1 küçük elma, Şekersiz çay,
    Öğle=1 katı yumurta, 1 dilim tost ekmeği
    Akşam= 1 tabak ton balığı, 1 tabak karnıbahar,yarım kavun, yarım tabak vanilyalı dondurma

     
  • diyetzayifla 16:46 on 25 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Erkekleri Zayıflatan Diyet 

    Artık kadınlar kadar erkeklerinde dış görünümlerine önem verdiklerini ve bilinçli beslenmenin kilit noktalarını öğrenebilmek adına diyetisyene gittiklerini biliyoruz. Ya da kimi dönemlerde kilo problemi olmayan erkekler yaşlarının da ilerlemesiyle artan kilolarından kaygılanarak uzmanların yardımına sığınıyor. Her iki durumda da artık erkekler de kadınlar kadar görünümlerine önem veriyor.

    Erkeklerin ergenlik dönemlerine bakıldığında genelde kadınlardan daha hareketli bir dönem geçirdikleri için kilo sorunları çok fazla yoktur. Aralarında kilolu olarak tanımlayabileceklerimiz mutlaka vardır ancak kadınlarla bir kıyaslama yapıldığında ne yazık ki kadınlar bu konuda daha üstün gelmektedir. Hızlı çalışan metabolizmaları bu dönemde maksimum seviyede olmaya devam eder.

    Ancak yaşın ilerlemesi, çalışma ortamı, yaşama dair yaşanan stres, hareketsizlik, düzensiz beslenme gibi etkenler nedeniyle erkeklerde kilo almaya başlar. Ve eğer bunu durdurmak adına sağlıklı beslenme düzenine geçiş yapmazlarsa durum daha ciddi noktalara ve sağlık sorunları yaşanmasına kadar gelebilmektedir. Erkekleri diyet yaparken kadınlardan ayıran bir nokta bu konuda motivasyonlarının daha kuvvetli olmasıdır. Bu belki de gün içinde, içinde bulundukları ortamla ilgilidir belki de yaşanabilecek sorunların farkındalığı ile ilgilidir. Bunun sebebi tabi ki de kişiden kişiye görecelidir.

    Ancak yine de erkeklerin motivasyon ve güven konusunda daha iyi olduklarını kabullenmek gerekir. Ayrıca erkekler sağlıklı olmayan diyetleri yapmayı kadınlar kadar tercih etmezler. Bunun sebebi sağlıksız diyetlerin genelde kişiyi aç bırakmasıyla ilgili olmasından kaynaklanmaktadır. Erkekler gün boyunca aç kalamazlar bu yüzden uzun bir zaman aralığında daha sağlıklı bir şekilde herşeyi yiyerek ancak düzenli ve dengeli beslenerek zayıflamayı tercih ederler. Bu sayede daha sağlıklı bir vücuda kavuşmalarının yanısıra motivasyonlarınıda güçlendirmiş oldukları söylenebilir.,

    Belli bir yaş diliminden sonra erkeklerde birtakım sağlık sorunları görülmeye başlar, örneğin kolestrol yüksekliği, diyabet, karaciğer yağlanması gibi .Tüm bu hastalıklar kilolu olmakla bağlantıdır. Ve bu hastalıkların stresini yaşamaya başlayan erkekler bu durumun önüne geçebilmek için doğru bir beslenme düzenine uyma sürecine girerler. Erkeklerde diyet sağlıklı bir şekilde uygulandığında oldukça iyi sonuçlar vermektedir.

     
  • diyetzayifla 16:45 on 25 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Hafta içi işe gidenler için diyet 

    1. Günde 8 bardaktan az su içmeyin, fazla içerseniz ne ala!

    2. Yaşınıza, sağlık du rumunuza ve ihtiyacı nıza göre her gün bir multivitamin alın.

    3. Sigara içmeyin. Eğer içiyorsanız bir an önce bırakmaya bakın, asla çok geç değil.

    4. Aşırıya kaçacak öl çüde içki içmeyin.

    5. Düzenli egzersiz :apmaya başlayın. y ‘Egzersiz beni sı kar diyorsanız yüzme, ıer veya futbol gibi spor faaliyetlerine kati lin.

    6. Kimyasallı, hazır gi ah mümkün olduğunca kaçının.

    7. Lifli gıdaları bolca tüketin.

    8. Suç oranının yüksek olduğu yerlerde fazla takılmayin, araba kullanır ken enmiyet kemerinizi takın.

    9. Kötü arkadaşlıklarınızı, size stres kaynağı olan ilişkilerinizi bitirmekte geç kalmayın.

    10. işiniz çok can sıkıcı ve stres verici olmaya başladıysa, mümkünse is tifa dulekçenizi yazın ve başka bir iş arayın.

    11. Hobileriniz için mutlaka zaman ayırın, özellikle de bu hobiler sizi stresten uzak tutan şeylerse.

    12. Düzenli uyuyun. Çok fazla uyumak da çok az uyumak da zararlidır. Eğer yattıktan sonra yedi dakika içinde uykuya dal dığınızı fark ederseniz, ya da hiç uyku tutmuyorsa mutlaka bir doktora başvu nın.

    13. Kahvaltıda süt, peynir, haşlanmış yumurta gibi gı daları tüketin.

    14. Km gütmemeye çalışın. Yoga, pilates, meditasyon gibi aktivitelere yönelin.

    15. Ayda bir check-up yap tırın. Böylece hem hastalık hastası olmaktan kurtulur sunuz, hem de gerçekten bir hastalığınız varsa geç kalmadan teşhis etmiş olur sunuz.

    Bu tavsiyelere uymak yaşa mınızı ne kadar uzatır bilinmez, ancak ruhsal, zihinsel ve fiziksel anlamda sağlıklı olmak onu kesinlikle daha mutlu güzel yapacaktır.

    diyet yapıyorum ancak kilo veremiyorum diyenler
    YANLIŞ DİYETLER SONUCU OLUŞAN KABIZLIK
    ZAYIF OLMAK VE KÖTÜ ETKİLERİ
    AHMET MARANKİ’DEN BESLENME ÖNERİLERİ
    ÇALIŞAN KADINLAR İÇİN HAZIRLANMIŞ ÖZEL BİR DİYET LİSTESİ
    REGLY DÖNEMİ İÇİN(adet dönemi) DİYET LİSTESİ
    10 GÜNDE 5 KİLO VERDİREN DİYET LİSTESİ
    ŞİFALI BESİNLER
    DİYETTE KAHVALTININ ÖNEMİ
    SAĞLIKLI KİLO VERMENİN YOLLARI
    ZAYIFLATAN VE YAĞ YAKAN MEYVELER
    DİYET YEMEKLERİNDE SALATALAR
    DİYETİSYEN TAVSİYELERİ
    TON BALIĞI DİYETİ
    HIZLI ZAYIFLATAN DİYETLER
    DİYETTE MEYVELİ YOĞURT ÖNERİLERİ
    İŞTAH KAPATAN YİYECEKLER
    KIŞ DİYETİ
    METABOLİZMA HIZLANDIRAN DİYET
    KALORİ YAKMANIN YOLLARI
    ENDER SARAÇ BEŞ’İ BİR YERDE ZAYIFLAMA ÇAYI
    OBEZİTE
    HÜLYA AVŞAR’I ZAYIFLATAN DİYET
    YAPILAN BÜYÜK DİYET HATALARI
    DİYET LİSTELERİ
    ZAYIFLAMA İLAÇLARI
    YAĞ YAKMANIN YOLLARI
    UNUTKANLIK HASTALIĞI
    ZAYIFLAMAK İÇİN MOTİVE OLMANIN YOLLARI
    Belli bir motivasyona sahip değilseniz zayıflamak her zaman sizin için zor bir süreç olacaktır. Ancak kendinizi bunu yapabileceğinize inandırır ve kendinizi motive etmenin yollarını bulabilirseniz, çok daha kolay bir dönem içinde zayıflayacağınıza emin olabilirsiniz. Herkesin muhakkak motive olabilmesi için kendine göre uyguladığı yollar vardır. Ancak siz de zayıflamak istiyorsanız ancak bir türlü kendinizi motive edemiyorsanız birkaç küçük ipucu işinize yarayacaktır. En azından bu ipuçlarını kendinize göre uyarlayabilirsiniz.

    • Buzdolabında bulunan yağlı ve kilo aldırıcı yiyecekleri tamamen kaldırıp bu abur cuburların yerini meyve ve sebze ile doldurabilirsiniz. Bu sayede her dolabı açtığınızda sağlıklı beslendiğinizi hatırlar ve diyeti bozmamanız gerektiğini kendinize dikte etmiş olursunuz. Ayrıca canınız birşeyler atıştırmak istese bile sadece sağlıklı besinler olduğundan büyük bir zarara uğramamış olursunuz.
    • Gün içinde sürekli görebileceğiniz bir yere kilolu halinizin resmini asın. Bu sayede bu resmi her zaman görüp neden zayıflamak istediğinizi kendinize hatırlatmış olursunuz.
    • Alışverişe çıktığınız da görüp beğendiğiniz ancak bedeni uymadığı için alamadığınız o şık elbiseyi, hüç düşünmeden alın ve odanız da sürekli görebileceğiniz bir yere asın. Her sabah uyandığınız da bu elbiseyi görmek zayıflamanız için daha hırslı olmanız gerektiğini hatırlatacaktır. Ayrıca kilo vermeye başladıkça elbisenin eskisi kadar sıkmadığını görmek diyete devam etmek için büyük bir motivasyon olacaktır.
    • Bir gününüzü kendinize ayırın ve bir kağıda neden zayıflamak istediğinizi, eğer zayıflarsanız neler yapmak istediğinizi neler kazanabileceğinizi bir liste halinde hazırlayın. Bu listede en çok almak istediğiniz elbiseden tutun da en yakın arkadaşınızın düğününde zayıf görünmek istediğinize kadar her şeyi sıralayabilirsiniz. En önemli nokta bu listeyi sürekli yanınızda gezdirin ve iradenize yenik düşeceğinizi hissettiğiniz anda bu listeyi çantanızdan çıkarın ve tüm bu istekleri kendinize tekrar hatırlatın. Emin olun bunun büyük etkisi olacaktır.

    canlı gıdalarla gelen sağlık

    Bitkiler enerjiyi maddeye dönüştürme özelliğine sahipken, insanlar ve hayvanlar maddeyi enerjiye dönüştürme özelliğine sahipler. Bitkiler su, hava, güneş ve toprak tan belirli besinleri fiziksel madde ye dönüştürürler. insan ve hayvanlarda ise bu tam tersi şekilde işler. Bizler yediğimiz gıdalardan ihtiyacımız olan enerjiyi, enzimleri, sağlığı alırız.

    Dolayısıyla nekadar çok enzim, mineral, enerji alır sak e kadar sağlıklı, genç, enerjik oluruz. Toksin ve kanserojen mad deler içeren yiyecekleri sanki bize hiçbir etkisi yokmuş gibi rahatça tüketiyoruz.

    Ayrıca taze meyve ve sebzeler gibi vücut kimyasallarını dengeleyecek yiyecekleri de yeme yi unutuyoruz. Bu alışkanlığınızın devam etmesinin en önemli nedeni yediğiniz yiyeceklerin vücudu muzdaki etkisinin anında farkına vara.mıyor olmamız. Sağlıksız be sin ileriki yaşlarda kronik rahatsızlıkların oluşmasına, çocukları mıza genetik olarak problemli hüc reler taşımamıza neden oluyor…

    Organik canlı beslenme ise sağlıklı bir hayat vaat ediyor. “Canlı-Yaşa yan Gıdalarla Gelen Sağlık” kitabının yazarı Nevşah Fidan, canlı gı dalarla beslenme sistemi hakkında bilgi almanızı sağlarken, verdiği tariflerle bu bilgiyi hayata geçir merıize yardımcı oluyor.

    DİYETTEYKEN HIZLI KALORİ YAKMAK İÇİN

    Diyet yaparken insanlar bir süreden sonra bıkabilir ya da yanlış diyet taktikleri yüzünden kolayca pes edip verdikleri kilonun kat be kat fazlasını alabilir.Diyette bu tip hatalara düşmemek için öncelikle diyetisyeninize başvurmalı ve bir uzman eşliğinde kilo vermeye çalışmalısınız.

    Diyet listesi ve listelerini verdiğimiz http://www.diyetlist.net teki diyetler diyetisyenler eşliğinde değerlendirilerek kullanılmalıdır.Unutulmamalıdır ki iyi bir diyetin anahtarı iyi bir diyetisyen seçmekten geçer.Sizde buradaki yararlı makaleleri okuyup sağlıklı beslenme konusunda bilgilenebilirsiniz.

    bağlantılarımıza tıklayıp diyet listeleri ,diyet ilaçları hakkında bilgi edinebilirsiniz. ancak mutlaka zayıflamak istiyorsanız iyi bir diyetisyenle bu işe başlayınız.
    http://www.diyetlist.net yönetimi
    Eğer diyetteyseniz ve bu diyet sırasında bir an önce kilo vermek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken bazı ayrıntılar var.Bu noktalara dikkat ederek diyetinizi daha verimli hale getirebilir ve çok daha kısa zamanda büyük kilolar verebilirsiniz.Örneğin diyet sırasında kesinlikle atıştırmamalısınız.Öğün aralarında atıştırmak büyük hatadır.Bundan vazgeçin.Buzdolabınızı kalorili ve lezzetli yiyeceklerle doldurmayın.Nefsinize hakim olamayacağınızı bile bile evde bu tür yiyecekler bulundurmak sizin için büyük tehlikedir.
    Diyette istenilen kilonun verilmesi için yeteri kadar uyku çok çok önemlidir.Ne çok ne de az yeterince uyuyun.Günde en az 6 saat en çok 9 saat uyumaya özen göstermelisiniz ve uykunuz kaliteli olmalı.Ara ara bölünen ve hafif bir uyku size fayda sağlamayacaktır.Kesinlikle uyanır uyanmaz kahvaltı yapmalısınız.Kahvaltısız bir diyet asla işe yaramaz.Kahvaltı sonrası bir fincan yeşil çay içmek işinizi kolaylaştıracak.
    Sık sık ve hafif gıdalarla beslenmeye özen gösterin.Asansör kullanmayın, kısa mesafelerde vasıtaya binmeyin ve gün içerisinde mümkün olduğunda yürüme bahaneleri yaratın.Ne kadar fazla hareket ederseniz o kadar hızlı kilo verebilirsiniz.Hareket etmek metabolizmanızı hızlandıracak ve çok daha çabuk kalori yakmanıza ortam hazırlayacak.Böylece düzene giren sağlam bir metabolizma ile etkili bir diyet programı gerçekleştirmiş olacaksınız.

    Nevşah Fidan, Sistem Yayıncılık,

    Sağlıklı bir yaşam sürmek ve hastalıklardan olabildiğine uzak kalmak istiyorsanız Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü tarafından açıklanmış 7 anahtar besin ile vücudunuzu kalp krizi, kanser, diyabet ve alzheimer gibi pek çok ciddi rahatsızlıktan koruyun!

    Çay
    Pek çok kanser türünün vücutta ortaya çıkma riskini azaltan, kalp ve beyin hastalıklarına karşı koruyucu özellik gösteren çayın tüketimini alışkanlık haline getirin. Açık ve az şekerli haliyle vücut için daha yararlı olan çay tüketimi sonrasında dişlerinizi fırçalamayı unutmayın; aksi takdirde kahverengi ve hoş olmayan diş lekeleriniz oluşabilir.

    Zeytinyağı
    Böbrek ve idrar yolları rahatsızlıklarından korunma konusunda yardımcı etki gösteren zeytinyağı, aynı zamanda kandaki kolesterol oranını düşürerek kalbi de koruyor. Hazımsızlık sorunu baş gösterdiğinde 1 kaşık kadar içilmesi, mide sıkıntılarının giderilmesinde etkili oluyor.

    Sebze Çorbası
    Kalori oranı düşük olmasına rağmen doyurucu olan sebze çorbası, hem ideal kilonuza ulaşmanızı sağlıyor hem de sebzelerin mucizevi etkilerini vücudunuza aksettiriyor. Vücuttaki sıvı dengesinin sağlanmasını sağlayan sebze çorbası tüketimi, kalp ve tansiyon rahatsızlıklarının oluşumunu da engelliyor.

    Patates
    Diyabet, akciğer kanseri ve kalp krizine karşı etkin bir koruyucu olan patates, ancak yağsız veya az yağlı bir şekilde haşlanarak tüketildiğinde yararlı hale gelebiliyor.

    Tarçın
    Üzerinde bulunduğu bir tatlıyı veya bir çay kaşığı kadar miktarda içinde bulunduğu bir bardak suyu tüketmeniz, sinir sisteminizin rahatlatılmasında ve kan şekerinin düzenlenmesinde oldukça etkili. Eklem iltihabını ve romatizmayı da önleyen tarçın, kalp sağlığınızı destekleyecek nitelikte etkiler gösteriyor.

     
  • diyetzayifla 16:41 on 25 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Kral Oyun 

    Küçük, büyük, oyun oynamayı toplumca severiz, hele ki kral oyun gibi bir sitemiz de varsa, sınırsız oynayabileceğimiz, işte o zaman oyun oynamak daha da zevkli hale gelir. İçerisinde onlarca kategori ve dahilindeki oyunlarıyla kullanıcıların gönlünde taht kuran helebioyna.com da var olan oyunlar bizi internet dünyasını daha da sevmemize sebep oluyor. Kimi zaman dağ arabası oyunu ile taşlara bayırlara heybetli bir jeeple medya okuduğumuz kral oyun da bulunan dağ jeepi de bu zincire dâhil oluyor. Bunların yanı sıra ateşin oğlu gibi oyunlarında bulunduğu oyun sitesinin en gözdesi çocuk kategorisine ait olan Hugo Sahilde oluyor. Oyuna girdiğimiz zaman küçüklüğümüzün kahramanı Tolga abi ve Hugo programı bu oyunun var olmasına sebep olmuş. Oyunumuzda ana karakter olan Hugo ile gerekli görevleri yaparak Hugo�nun prensesini kurtarabiliyoruz. Bunu takip eden yine bir çizgi filminden esinlenerek yapılan Scooby Hayalet Evi oluyor. Bu oyunda da zorlu görevleri geçip evdeki hayaletleri bulabiliyoruz. Sadece çizgi filmlerden değil de normalinde baştan yazılan oyunlarında bulunduğu oyun sitesinin gözdelerinden birisi de Jet Bot yarışı oluyor. Jet Bot yarış oyunu ile deniz de hız tekneleri ile kıyası bir yarışa girip galibiyete ve kupaya ulaşmayı hedefliyorsunuz. İşte bu ve benzeri tüm oyunların bulunduğu kral oyun sitesi oyun adına artık belli bir güce sahip olup, kullanıcılarına kaliteli hizmeti sunmayı başarıyor. En kral oyunlar için aşağıdaki adresi ziyaret ediniz: http://www.helebioyna.com/

     
  • diyetzayifla 10:13 on 24 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Hamilelik Diyeti 

    Hamile kalmayı planlıyorsanız ve fazla kilonuz varsa, kendiniz ve bebeğinizin sağlığı için dengeli beslenerek, yavaş kilo vermelisiniz. Çünkü hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı kesinlikle önerilmiyor

    Hem bebeğiniz hem de sizin için yeterli ve dengeli beslenmek hamilelik boyunca tek hedefiniz olmalı. Eğer planlı bir gebelik ise ve fazla kilonuz varsa kendiniz ve bebeğiniz için depolarınızı dolu tutacak şekilde yavaş kilo verip dengeli beslenme prensipleri çerçevesinde kendinizi tabii ki daha uygun ağırlıkla hamileliğe hazırlayabilir-siniz. Ancak hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı besin öğeleri açısından yetersiz bir diyet kesinlikle önerilmez.
    Et, süt, meyve, sebze, tahıl ve ekmek besin gruplarından yeterli ve dengeli tüketmeniz, hamilelik döneminde artan besin öğesi gereksiniminizi karşılamanın en kolay ve zahmetsiz yoludur. Bebeğinizin gelişimini sağlayabilmek için günlük almanız gereken enerji miktarına 300 kalorilik bir enerji ilavesi yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Böylelikle gereksinimlerinizi karşılamış ve sağlıklı olan düzeyde, vücut ağırlığındaki artışı sağlamış olursunuz.

    Hamilelik öncesi diyet yanlış mı?

    Hamilelik döneminin anne ve bebek açısından sağlıklı geçmesi, yeterli ve dengeli beslenme ile ilişkilidir. Bu dönemde anne hem kendi ihtiyaçlarını hem de bebeğinin ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Bu nedenle eğer anne adayı kilolu ise gebelik öncesi yetersiz ve dengesiz diyet uygulamalarıyla depolarının boşalmasına neden olabilir. Bu dönemde anne adayı için program, beslenme biliminin ilkelerine uygun olarak bir diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır. Kilolu olarak gebeliğe başlanması anne adayında gestasyonel diyabet riskini doğurabilir. Bu duruma bağlı olarak kan basıncında artış ve 4,5 kg üstünde doğum gelişebilmektedir. Aynı zamanda zor ya da maalesef ölü doğum gelişmesi de söz konusudur.

    Kilolu hamile kalan anne adayları diyet yapabilir mi?

    Gebeliğe fazla kilo ile başlandıysa, ilk üç ay alınan kaloriyi çok fazla artırmaya gerek yoktur. İlk üç ay kilo almamak sorun yaratmaz. Ancak ağırlık kaybına neden olabilecek davranışlarda bulunmak veya ağırlık kazanımını katı bir şekilde sınırlandırmak da gebelik dönemi için uygun bir davranış değildir.

    Anne diyet yaparsa bebek de zayıflar mı?

    Uygun ağırlık kazanımı bebeğin doğum ağırlığını etkileyecektir. Eğer vücut ağırlığındaki artışı uygun olmayan şekilde sınırlandırırsanız, bebeğinizin düşük doğum ağırlığı ile doğmasına, yeterli olarak gelişimini tamamlayama-masına sebep olabilirsiniz. Bebeğin 2,8 kilodan düşük ağırlıkta doğması, daha fazla ağırlıkta doğan bebeklere göre, hastalıklar açısından zayıf olmasına yol açmaktadır.

    Hamilelikte diyet yapılır mı?

    Bebek, anne rahminde annenin yedikleriyle beslenir, büyür ve gelişir. Gebelik süresince sağlıklı bir bebeğin gelişimini sağlamak için çoğu besin öğesinin gereksinimi artmaktadır. Bu nedenle hamilelikte beslenme çok büyük önem taşımaktadır. Anne adayı bu dönemde diyet yapmaktan kaçınmalı. Onun yerine yeterli ve dengeli beslenerek, planlı hareket ederek, fiziksel aktivitesini uygun düzeyde tutarak hem bebeğinin gelişimine katkıda bulunur, hem de sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirir. Gebelik döneminde 9 -12 kg ağırlık kazanımı normaldir, ancak gebeliğe fazla kilo ile başladıysanız 7 – 8 kg ile gebeliği tamamlamak da mümkün olabilir. Eğer ikiz bebek bekliyor-sanız ortalama 17 – 22 kg ağırlık kazanımı normaldir.

    HAMİLELİK DÖNEMİ İÇİN ÖNEMLİ BESİN ÖĞELERİ

    Protein

    Proteinler bebeğin büyüme ve gelişmesinin sağlanması için de gereklidir. Hamileler için günlük alınması önerilen protein miktarı 60 – 70 gramdır. Eğer günde 3-4 porsiyon protein içeren süt, yoğurt, peynir ve de 120-150 gram kırmızı et, tavuk veya balık tüketiyorsanız, bu ihtiyacınızı karşılıyorsunuz demektir. Bebeğin beyin gelişimi için haftada iki kez balık tüketin.

    Demir

    Demir; yumurta, et ve türevleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kuru meyvelerde bulunur. Gebelikteki demir ihtiyacını yeterli miktarda sağlamak zordur. Çünkü etkin bir şekilde emilimi sağlanamaz. Bu nedenle demirden zengin bir diyete ek olarak, hekiminizin verdiği demir takviyesini kullanmanız gerekir. Bu takviyelerin en iyi şekilde emilimini sağlamak içinse, yemeklerle birlikte değil, aç karnına veya meyve suyu ile alınması önerilmektedir.

    Kalsiyum
    Gebelik süresince kemik yapısını oluşturan kalsiyumun yeterli miktarda alınması, bebeğin iskelet yapısını geliştirdiği gibi, annenin de kemik kütlesini korumasına yardımcı olur. Süt, yoğurt, peynir, pekmez, fındık, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler zengin kalsiyum kaynağıdır.

    Çinko
    Bebeğinizin hücre büyümesinde ve beyin gelişiminde çinkonun önemli bir rolü vardır. Kırmızı et, deniz ürünleri, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve yağlı tohumların tüketilmesi, çinko alımı için gerekli besinlerdir. Fazla miktarda alınan demir çinkonun emilimini engelleyebildiğinden, uzmanınızın önerdiği dozda demir takviyesi kullanmanız gerekir.

    Folik asit
    Folik asit kaynakları; koyu yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, et, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve tahıllar olarak sıralanabilir. Folik asidin yetersiz alımı ile düşük doğum ağırlıklı bebekler, nöral tüp defektleri ve annede magaloblastik anemi oluşabilir. Folik asit kaynağı olan besinlerin tüketiminde pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Gebelikte folik asit ihtiyacı belirgin şekilde artar ve günlük ihtiyaç iki katına çıkar. Anne adaylarının gebe kalmadan en az bir ay önce folik asit kullanımına başlaması önerilmektedir.

    B12 Vitamini
    Gebelik sırasında DNA sentezinin yapılabilmesi için B 12 vitaminine ihtiyaç vardır. Bu vitamin süt, yoğurt, yumurta, peynir ve et gibi hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Hatalı hazırlama ve pişirme yöntemleri, B12 vitamininin vücutta kullanılmasını engeller.

     
  • diyetzayifla 10:13 on 24 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Regl Diyeti 

    Regl dönemindeki karın ve baş ağrılarını geçirmeye ve şişkinlikleri gidermeye yardımcı olan bu diyeti, 3 gün gibi kısa bir süreliğine uygulayabilirsiniz.

    REGL ÖNCESİ DİYET PROGRAMI (3 GÜN YAPILACAK)

    UYANINCA

    1. 1 bardak oda sıcaklığında su için

    KAHVALTI

    1. Az yağlı sütle birlikte müsli ya da yulaf ezmesi (3-5 çorba kaşığı)

    ÖĞLE

    1. 1 porsiyon mevsim meyvesi
    2. 3 köfte büyüklüğünde (100 gram) kırmızı et veya 5 köfte büyüklüğünde (150 gram) beyaz et
    3. 300 gram pişmiş yeşil sebze

    İKİNDİ

    1. 1 porsiyon mevsim meyvesi

    AKŞAM

    1. 1 porsiyon yeşil sebze çorbası
    2. 150-200 gram ızgara balık ya da beyaz
    3. 1 porsiyon mevsim meyvesi

    YATARKEN

    1. 1 bardak oda sıcaklığında su için

    REGL SONRASI DİYET PROGRAMI (3 GÜN YAPILACAK)

    UYANINCA

    1. 1 bardak oda sıcaklığında su için

    KAHVALTI

    1. 1 su bardağı yağsız yoğurt
    2. 1 orta dilim kepek ekmeği (40 gram)
    3. 1 çay kaşığı diyet reçel

    ÖĞLE

    1. 150 gram rendelenmiş peynir ilave edilmiş 2 su bardağı haşlanmış makarna
    2. 1 orta boy muz

    İKİNDİ

    1. 1 orta dilim kepek ekmeği
    2. 1 çay kaşığı diyet reçel

    AKŞAM

    1. 300 gram pişmiş yeşil sebze
    2. 5 köfte büyüklüğünde (150 gram) et ya da 2.5 kibrit kutusu kadar (750 gram) beyaz peynir
    3. 1 porsiyon mevsim meyvesi

    YATARKEN

    1. 1 bardak oda sıcaklığında su için

    (Tüm diyet listeleri doktor gözetiminde uygulanmalıdır.)

     
  • diyetzayifla 10:12 on 24 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Basen Eriten Diyet 

    Spor yapmaya vakit bulamayanlar, oturarak çalışanlar, diyetini sürekli bozanlar için en ideal kilo verme yöntemi. 2 haftada 4 kilo vermek hiç bu kadar kolay olmamıştı…

    Red Pepper, iştahınızı kapatmaya yemek yeme arzusunu azaltmaya ve bu süre içerisinde içeriğindeki bileşenler enerjinizi koruyarak gün içerisinde yorgun, bitkin kalmamanıza yardımcı olur.

    Bitkisel formülü ile dilediğiniz kiloya zahmetsizce ulaşabilirsiniz. Sindirim sisteminizi ve doğal dengesinize hiçbir zarar vermeden, diyet yapmanıza gerek kalmadan kilo vermenizi sağlar.

    Red Pepper; kırmızı biber, l-carnitine, guarana, sinemaki, funda yaprağı, mate yaprağı karışımlarından oluşmaktadır.

    Mate Yaprağı
    Uyarıcı ve enerji verici özelliğinin yanı sıra çağdaş bilimin ışığında bugün bilinen en önemli özelliklerinden biri. İçerdiği saponinler ve kafeine bağlı olarak vücutta yağ emilimini engellemesi ve aynı zamanda yağların hızlı yakılmasını sağlamasıdır. Bu nedenle dünyada giderek önemli bir sağlık sorunu haline gelen obezite tedavisinde ve zayıflama rejimlerinde kullanımı giderek hız kazanmaktadır. Ayrıca yüksek oranlardaki vitamin ve mineral içeriği de bu alandaki işlevselliğini artırmaktadır. Zayıflamaya yardımcı olduğu bilinen 12 bitki ile insanlar üzerinde yapılan bir araştırma; Mate`nin önemli bir enerji kaynağı olma özelliğinin yanı sıra yağların yakılma hızındaki performansına bağlı olarak bu bitkiyi ön plana çıkarmıştır.

    Özellikleri:
    İçerdiği triterpen saponinler sayesinde vücuttaki yağ parçalayıcı enzimlerin aktivitesini engelleyerek yağların emilimini azaltır.

    Yüksek oranda içerdiği caffeoylquinic asite bağlı olarak antioksidan özellik taşır. Bu sayede dokuları zararlı dış etkenlere karşı korur. Sindirim kolaylaştırıcı ve bağırsak çalıştırıcı etkiye sahiptir.

    İçerdiği caffeoylquinic asitin kafeinle bir kompleks oluşturması sayesinde kafeinin emilimini geciktirir ve bu sayede kafeine bağlı uyarıcı etkinin daha dengeli ve uzun süreli olmasını sağlar.

    Merkezi sinir sistemini uyarıcı etkisi nedeniyle dokularda yağ ve glikozun mobilizasyonunu ve hızlı yakılmasını sağlar.

    İçerdiği Theobromin isimli madde sayesinde kalp adalesinin çalışmasını hızlandırarak vücuttan su atılımını kolaylaştırır diüretik etkiye sahiptir. Bu ödem giderici etkisi ile de özellikle karbonhidrat kısıtlı zayıflama rejimlerine olumlu katkı sağlar.

    Vitamin ve mineral yapısı içeriği ve miktarları bakımından üst düzeyde bir fiziksel performans sağlayacak en uygun yapıdadır. Açlık duygusu ve aşırı iştahı engeller.

    Açlık duygusu ve aşırı iştahı engeller.
    Mate özellikle spor yapan ve ağır bedensel aktivite gösteren kişiler için mükemmel bir enerji kaynağıdır. Vücudun ve zihnin erken yorulmasını engeller.

    Bolik prosesi aktive edip kan akışını hızlandırarak vücudun yaşamsal öneme sahip besinlerden optimum düzeyde yararlanmasını sağlar. Böylece zihinsel aktivitenin artmasına katkıda bulunur.

    Red Pepper (Kırmızı Biber)

    • Vücutta aşırı yağ ve kolestrol birikmesini önler, sindirimi kolaylaştırır.
    • Kırmızı biber terlemeyi arttırır, gut hastalığına iyi gelir.
    • Kırmızı biber mide suyu ve tükrük oluşumunu arttırır.
    • Romatizma, mafsal ve diş ağrılarını azaltır.
    • Krampları giderir, kolerayı önler.
    • Kanser tedavisinde kullanılır.
    • Terlemeyi arttırır, gut hastalığına iyi gelir.
    • Öksürük ve boğaz ağrılarına iyi gelir.
    • Sinir hastaları için doğal yatıştırıcıdır.
    • Antibakteriyel etkisi ile hastalıkları önler.
    • Kırmızı biberde bulunan E ve C vitamini, kötü kolestrolü düşürür.
    • Kırmızı biber portakaldan 3 kat daha fazla C vitamini içeriyor.
    • Kırmızı biberde bulunan “fenolin” adlı antioksidan madde felç riskini azaltır ve kalbe iyi gelir.
    • Kırmızı biberin renk maddesi “likopen” ise bağırsak, rahim ve prostat kanserinden korur.
    • Kırmızı biberdeki “ß-karoten”, A vitamininin ön maddesi olup (Pro vitamin A) bağışıklık sistemini güçlendirir.
    • Kırmızı biberdek, “capsaisin” ise prostat tümörlerini yok eder.

    Funda Yaprağı
    Obezite rahatsızlıklarında kullanılan çok etkili bir zayıflatıcıdır. Ayrıca iltihabı kurutmada, romatizmal hastalılarda, kolesterol düşürücü ve ağrı kesici olarak da kullanılmaktadır. Funda Yaprağı, iyi bir böbrek çalıştırıcı olduğundan idrar yolları dezenfektanı olarak kullanılır, idrar söktürücüdür. Kabızlığı giderici etkilere sahiptir.

     
  • diyetzayifla 10:10 on 24 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Hcg Damla İle Sağlıklı Zayıflama 

    Aşırı kilolar özellikle bayanların korkusu rüyasıdır. Daha güzel ve çekici olmak isteyen bayanlar, fazla kilolarından kurtulmak ister. Bunun içinse birçok zayıflama hapı kullanırlar. Bu haplardan birçoğu sizleri zayıflatsa bile, sağlığınızı tehdit etmektedir. Bu nedenle zayıflama hapları kullanırken sağlığınızı tehdit etmeyen, organik olarak hazırlanmış hapları ve diğer ürünleri kullanmalısınız. Sağlıklı bir şekilde zayıflamak isteyenlere önerebileceğimiz bir üründe; hcg zayıflama damlasıdır.

    Hcg zayıflama damlası sizlerin sağlığını tehdit etmeden, sizlere zayıflama imkanı vermektedir. Tamamen bitkisel olarak hazırlanmış bu zayıflama damlası sayesinde, sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Birçok uzmanın onayını almış hcg damla; hızlı ve sağlıklı zayıflamanın anahtarıdır. Kullanımı da gayet kolay olan hcg damla ile kısa sürede ideal kilolarınıza ulaşabilir.

    Zayıflamanın tadını çıkarabilirsiniz. Özellikle uzun yıllardır zayıflamak isteniş ve zayıflayamamış kişilere hcg damlayı öneririz. Hcg zayıflama damlası sayesinde kolaylıkla zayıflayacaksınız.
    Sağlıklı bir zayıflık isteyenler için hcg damla; piyasadaki en ideal zayıflama ürünüdür. Kolay kullanımı, hızlı sonuç vermesi ve en önemlisi sağlığı tehdit etmemesi; hcg damlanın en önemli özellikleri arasında yer almaktadır. Zayıflarken sağlığını riske atmak istemeyenler ve sağlıklı zayıflamak isteyenler için hcg damlayı öneririz.

    Hcg Damla hakkında detaylı bilgi için TIKLAYINIZ

     
  • diyetzayifla 20:02 on 23 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Pürüzsüz Bir Cilt İçin Maske 

    Toniğin içindeki Bitkiler cildin rahatlamasını sağladığından, toniklemenin ardından yapacağınız masajın etkisi de artacaktır.

    Hazırladığınız tonikten birkaç damla pamuğa damlatıp, silmeden tamponlayarak cildinize uygulayın. Toniklemeden sonra cildinize maden Suyu püskürtün ve Kağıt mendille tamponlayarak kurutun. Sonra nemlendiricinizi uygulayabilirsiniz.

    Lavantalı tonik Malzemeler: Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu.

    Uygulama: Kaynamış Suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atılır. 15-20 Dakika demlenmesi beklenir. Demlendikten sonra temiz bir kaba süzülür. Karışıma yarım kahve fincanı saf Alkol eklenir. Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.

    Papatyalı tonik Malzeme: Bir tutam papatya, 500 gr. su.

    Uygulama: Papatya Suda pişirilir ve buz kabına boşaltılıp, dondurulur. Her Gün cilde kompres yapılır. Sıkıştırıcı özelliği vardır ve sarkmayı önler.

    Dereotlu tonik Malzeme: Bir demet dere otu, 25 gram badem yağı, bir şişe maden suyu.

    Uygulama: Dereotu yıkanıp, mikserde çekilir. Bir kapak badem yağı ve maden suyu ilave edilir. Karışım buz kabına konup, dondurulur. Her gün cilde kompres yapılır. Cildiniz böylece daha Sağlıklı, parlak ve Canlı olacaktır.

     
  • diyetzayifla 18:34 on 22 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Diyetle İlgili Bilgiler 

    Rahatlıkla yapabileceğiniz şeylerle, sürekli çabaladığız kilo kaybınız 2 katına çıksa hoş olmaz mıydı?

    En büyük ve en uzun koşuculardan birine göre kilo kaybetme denemeleri her zaman yönetilebilir.

    Yeni kilo kaybetme mucizesi nedir? Bir ilaç mı? Yağlarınızı yok edecek yeni bir cihaz ? yoksa brokoli hariç hiçbirşey yemeyeceğiniz çılgın bir diyet mi?

    Hiçbirisi değil. Çözüm çok kolay. Hemen bir beslenme günlüğü tutmaya başlıyorsunuz ve Kaiser Permanente Sağlık Araştıma Merkezi’ne göre kilo vermenizi iki kat artıracak bir yöntem olan besin günlüğüne hergün yediklerinizi kaydediyorsunuz.

    Ağustos ayında American Journal of Preventive Medicine dergisinde yayınlanan çalışmada günlük besin kaydı tutulmasının diyetteki kaçamakları önlediği bulunmuştur.

    Besin kaydını daha çok yapan insanlar, daha çok kilo kaybeden insanlardır diyen Kaiser Permanente besin kaydı tutan insanların tutmayanlara göre iki kat daha hızlı kilo kaybettiğini söylemiştir. Çünkü yapılan çalışmaların sonucunda tükettikleri besinleri kaydeden insanların daha düşük enerjili besinleri tercih ettiği belirlenmiştir. Çalışmaya katılanların yaklaşık üçte ikisi kabaca 6 ayda 6 kilo kaybetmiş, 1700 katılımcı ise en az 4 kilo kaybetmiştir. Katılımcılar kalp sağlığını koruyucu kolesterolden düşük, sebze ve meyveden zengin DASH diyeti uygulamışlardır ve hergün en az 30 dakika egzersizlerini en az yediklerini düzgün bir şekilde kayıt ettikleri gibi düzenli uygulamışlardır. Katılımcılardan günlük besin kaydı tutanlar 2 kat daha fazla kilo kaybetmişlerdir.

    Kilo kaybeden bireylerin hipertansiyonlarının ve kolesterollerinin normal düzeylere indiği, böylece kalp hastalığı ve inme riskinin de azaldığı orta çıkmıştır. Bireylerin ağırlığının 2,5 kilo azalması kan basınçlarında %20Lik bir düşüş sağlanmıştır.

    Bireyler günlük tükettikleri besinleri kaydetmeye başladığında ilk olarak tükettikleri besinleri fark etmeye başlarlar, sonra besinleri tanımaya ve tanıdıkça da zamanla yüksek yağlı yüksek enerjili besinlerin yerine en sonunda düşük enerjili düşük yağlı besinlerin tüketimine yönelirler.

    Besin kaydı sayesinde fark etmeden alışkanlıkları değişen bireyler düşük kalorili şok diyetler yapmadan sağlıklı besleneceği bir programla kilo kaybedeceğine inanmayanlar tükettikleri besinlerin günlük kaydını tutarak nasıl kilo kaybettiklerine inanamayacaklar.

     
  • diyetzayifla 18:33 on 22 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Şişmanları Zayıflatan Diyet 

    Şişmanlık enerji alımı ve harcanması arasındaki dengesizlik sonucu ortaya çıkan, vücuttaki yağ dokusunun artışı ile karakterize bir hastalıktır.Önlem alınmadığında; kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, solunum sıkıntısı, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, safra kesesi hastalıkları ve psikolojik bozukluklara neden olan bireyin yaşam süresini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyen önemli bir sağlık sorunudur.

    Vücut ağırlığının düzenlenmesinde rol alan hormonal faktörlerin yanı sıra, ekonomik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak besin çeşitliliği ve tüketimin artması, fiziksel aktivitedeki azalma, stres v.b. olumsuz çevre faktörleri de şişmanlığın oluşum nedenleridir.

    Boya uyan vücut ağırlığı beden kitle indeksi (BKI) formülü ile belirlenir.

    Beden kitle indeksi: Ağırlık(kg)/Boy(m)2.

    Beden kitle İndeksi’ne göre:

    18.5 ve altı zayıf

    18.5-24.9 normal

    25-29.9 hafif şişman

    30-34.9 orta derecede şişman (I.Derece şişman)

    35-39.9 ağır derecede şişman (II.Derece şişman)

    40 ve üzeri çok ağır derecede şişman (III.Derece şişman) kabul edilir

    Şişmanlığın tedavisinde uygulanan yöntemler:

    Diyet tedavisi
    Egzersiz
    Davranış değişikliği
    İlaç tedavisi
    Cerrahi tedavi

    Bu yöntemlerden vücut ağırlığının istenilen düzeye indirilmesi ve korunmasında diyet tedavisi ile birlikte davranış değişikliği ve fiziksel aktivitenin artırılması önemli rol oynamaktadır.

    Sağlıklı beslenme ilkelerine uygun diyet tedavisi planlanırken bireyin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivitesi, herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığı, sosyo-kültürel ve ekonomik koşulları göz önüne alınmalı ve bireyin besin gereksinimlerini yeterli ve dengeli bir şekilde karşılayacak,vücut ağırlığını istenilen düzeye indirecek ve tekrar kilo alımını önleyecek doğru beslenme alışkanlıkları kazandıracak bir beslenme programı hazırlanmalıdır.

    Beslenme programının özellikleri:

    Alınan enerji harcanandan az olmalıdır.Günlük alınması gereken enerji yaş, ağırlık, boy, fiziksel aktivite v.b özellikler göz önüne alınarak bireysel olarak planlanmalıdır.Günlük enerji alımının 500 kalori altındaki tüketim haftada 0,5 kg kaybına neden olur.Böylece hızlı kilo kaybından dolayı ortaya çıkabilecek sağlık sorunları önlenmiş olur.Günlük enerjinin %55-60’ı karbonhidratlardan, %12-15’i proteinlerden, %25-30’u yağlardan sağlanmalıdır.
    Önerilen beslenme programı vitamin ve mineral açısından gereksinimleri karşılamalıdır.
    Yeterli posa içermelidir.Posa barsakların düzenli çalışmasını sağlamasının yanı sıra mide boşalmasını geciktirerek daha uzun süre doygunluk hissi yaratarak daha az enerji alınmasını ve dolayısıyla kilo kontrolünü sağlar.
    Beslenme programı sık öğünlerden(3 ana, 2-3 ara) oluşmalıdır.Sık aralıklarla beslenme bir yandan enerji harcamasını arttırırken diğer yandan atıştırmaları ve hipoglisemi ataklarını önler.Öğünlerde seçilen yiyeceklerin düşük kalorili ve posadan zengin yiyecekler olmasına özen gösterilmelidir.
    Sıvı alımına dikkat edilmelidir(günde 8-10 su bardağı).Su vücuttaki metabolizma artıklarının atılmasında ve kabızlığın önlenmesinde rol oynar.
    Şişmanlığın beslenme tedavisinde günlük enerji alımının sınırlandırılması en uygun tedavi yöntemlerinden biri olmakla birlikte kısa sürede çok hızlı kilo kaybını hedefleyen çok düşük kalorili diyetler, şok diyetler, gazete, dergi v.b basın organlarında yayınlanan kişiye özel olmayan diyetler, ketojenik diyetler, tek besine dayalı veya özel ürünler öneren diyetler gibi bilimsel olmayan diyet önerilerinden kesinlikle uzak durulmalıdır.Kişiye özel olmayan yanlış diyet uygulamaları yağsız vücut kitlesi kaybı, bazal metabolizma hızının azalması, kaybedilen ağırlığın kısa sürede geri alınması, elektrolit dengesizliği, yorgunluk, adet düzensizliği, kalp ritminde bozukluk, saç dökülmesi gibi pek çok ciddi sağlık sorunlarına neden olur.

    İstenilen kiloya ulaştıktan sonra şişmanlığın tekrarlama potansiyelinin yüksek olduğu unutulmamalıdır.Oysa kaybedilen kiloların korunması kilo kaybetmekten çok daha önemlidir.

    Kaybedilen kiloların tekrar kazanılmaması için:

    Yağ tüketiminizi sınırlandırın.Bunun için kırmızı et yerine balık,tavuk ve hindi etini tercih edin.Salam, sosis, pastırma, sucuk gibi et ürünlerini seyrek tüketin.Kaymak, krema, mayonez v.b yiyeceklerden uzak durun.Kızartma ve kavurma yerine ızgara, haşlama ve fırında pişirme yöntemlerini tercih edin.Süt, yoğurt ve peyniri yarım yağlı veya yağsız olarak tüketin
    Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durun.Yağlı hamur tatlılar yerine sütlü veya meyve tatlılarını tercih edin
    Çiğ ve pişmiş sebze tüketimini artırın.(günde 3-4 porsiyon)
    Posa tüketimini artırın.Bunun için beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmeği, pirinç yerine bulguru tercih edin.Haftada 2-3 kez kurubaklagil tüketin.Kabuğu ile yenebilen meyveleri soymayın
    Yemeğe salata veya çorba gibi düşük kalorili yiyeceklerle başlayın
    Bol su için.(günde 8-10bardak)
    Yemeklerinizi yavaş yiyin
    Öğün atlamayın
    Sinirli stresli iken mümkün olduğunca yemekten uzak durun
    Akşam yemeğini erken yiyin,yemekten sonra yatıncaya kadar olan sürede atıştırmalardan uzak durun

    Düzenli fiziksel aktivite yapın

     
  • diyetzayifla 18:33 on 22 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Karaciğer Diyeti 

    Önemli Hususlar

    Yiyeceklerinizi yavaş yiyiniz ve iyi çiğneyiniz.

    • Yiyecek ve içeceklerinizin çok sıcak veya soğuk olmamasına dikkat ediniz.
    • Az ve sık yiyiniz. (Günde 6 öğün).
    • Et suyu ve et suyu ile pişirilmiş her türlü yemek ve çorbalardan sakınınız.
    • Sigara kullanmayınız ve sakız çiğnemeyiniz.
    • Yemeklerdeki bütün yiyecekleri çiğden koyunuz. Kavurmayınız.
    • Serbest gruptaki yiyecekler gaz yaptığı takdirde yenilmemelidir.

    İÇECEKLER
    Serbestler:
    Süt, sahlep, muzlu süt, ıhlamur, yoğurt, ayran, adaçayı, açık çay.
    Yasaklar:
    Koyu çay, kahve, neskafe, sütlü kahve, sütlü kakao, limonata, boza, karbonatlı içecekler (gazoz, kola gibi), hazır meyve suları, alkollü içecekler, maden suyu ve sodası.

    ET BALIK VE KÜMES HAYVANLARI

    Serbestler:
    Haşlanmış, ızgara veya fırında pişirilmiş; kırmızı et, tavuk, balık, hindi, sakatatlar (karaciğer, beyin, böbrek, dil, dalak, yürek gibi).
    Yasaklar:
    Yağda kızartılmış etler, kavurma etler, sucuk, pastırma, salam, sosis, salamura balık.

    YUMURTA VE PEYNİR

    Serbestler:
    Haşlanmış, rafadan ve katı yumurta, beyaz peynir, kaşar, dil ve gravyer peyniri.
    Yasaklar:
    Yağda kızarmış yumurta ve diğer peynirler.
    Yağlar:
    Yemeklerinizde bitkisel sıvı yağlardan biri, zeytinyağı ve tereyağının eşit oranda karışımını kullanınız.

    ÇORBALAR

    Serbestler:
    Domates çorbası, süzgeçten geçirilmiş sebze çorbaları, buğday unu, pirinç, bezelye unu, mercimek unu, şehriye, yayla çorbaları, acısız tarhana.
    Yasaklar:
    Hazır çorbalar, et suyu ile yapılmış çorbalar, acılı tarhana, bütün kuru baklagil çorbaları.

    TAHIL VE KURU BAKLAGİLLER

    Serbestler:
    Beyaz ekmek, sade kraker, bisküvi, peksimet, sade şekerli kuru pasta, sade şekerli kekler, fırında pişirilmiş yufka böreği, pirinç, makarna, irmik, kuskus, erişte, şehriye.
    Yasaklar:
    Çeşnilendirilmiş kraker ve bisküviler, bütün kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru bakla, barbunya fasulyesi, börülce), mısır, bulgur, yarma buğday ve kepekli undan yapılan yiyecekler.

    ÇEŞNİ VERİCİ YİYECEKLER

    Serbestler:
    Un, süt ve tuzdan yapılmış soslar, hindistan cevizi, nane, kekik, tarçın.
    Yasaklar:
    Serbest grubunun dışındaki bütün baharatlar, et suyu, salamuralar, turşular, sirke, ketçap, hardal, sarımsak, çemen, zeytin, kuru yemişler, limon tuzu, kurutulmuş meyvalar (çiğ olarak).

    SEBZELER

    Serbestler:
    İyi pişmiş; soğan, havuç, taze fasulye, pancar, bezelye, ıspanak, kabak, semizotu, pazı, ebegümeci, patates, havuç suyu, domates suyu.
    Yasaklar:
    Diğer bütün sebzeler, yağda kızartılmış sebzeler, cips, patates kızartması.

    MEYVE VE MEYVE SULARI

    Serbestler:
    Ekşi olmayan bütün taze meyve suları (sulandırılmış olarak veya yemeklerden sonra içilebilir.
    Komposto şeklinde kabuksuz pişirilmiş: Elma, şeftali, kayısı, kırmızı erik,
    Çiğ, olgun, kabuksuz olarak: Muz, tatlı elma, şeftali, kayısı, çekirdeksiz üzüm, tatlı kiraz.
    Yasaklar:
    Diğer kompostolar ve diğer çiğ meyveler.

    TATLILAR

    Serbestler:
    Pekmez, şeker, bal (süzülmüş), reçel, sade lokum, akide şekeri, muhallebi, sütlaç, krema, jöleli tatlılar, tavuk göğsü, sade pelte ve fırında pişirilmiş hamur tatlıları (revani, yoğurt tatlısı ve benzeri).
    Yasaklar:
    Baharat ve yasak olan meyvelerden yapılmış tatlılar, yağda kızartılmış hamur tatlıları, tahin helvası, tahin, çikolata, çikolatalı kek, kek ve pastalar, kakaolu tatlılar, dondurma.

     
  • diyetzayifla 18:09 on 22 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Online Alışveriş Sitesi Nealsak.Com Telefon – Samsung Galaxy 

    Türkiye’nin en güvenilir online alışveriş sitesinde tüm ürünleri bir tıkla bulabilirsiniz. 8 yıldan beri online hizmet vermekte olan nealsak.com lcd televizyondan, ingilizce eğitim seti,efu online, bruder , bilgisayar eğitim setleri ,orjinal markalar , tv ürünleri ,doğrudan satış , oyuncak iş makineleri, kapıda ödeme,cep telefonuna, küçük ev aletlerinden parfüme oyuncaktan ayakkabıya , gitardan bilgisayara ihtiyacınıza uygun her ürüne en uygun fiyatlar ve vade farksız taksitli ödeme seçenekleri ile ulaşabilirsiniz. Telefon kategorimizde tüm marka telefonlara ulaşabilirsiniz. Nokia, apple , samsung , blackberry ,Sony Ericsson ,general mobile , trident gibi tüm telefon markaları sitemizde mevcuttur. Samsung telefonlarda en son çıkan samsung galaxy tab  p1000 modeli sitemizde mevcuttur. Vade farksız 12 taksitle kapınıza teslim.

     
  • diyetzayifla 10:50 on 22 March 2011 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Mayoya Sığma Diyeti 

    Burada yazacağım maddeleri belki çoğunuz biliyorsunuz. Ama bir şeyi bilmekle uygulamak arasında kocaman bir fark vardır ve bazen insanlara bildikleri şeyleri hatırlatmakta da büyük fayda vardır. Hadi gelin genel beslenme ilkelerini yazalım;

    1. Kendinizi zayıflama sürecine psikolojik olarak hazırlayın. Hazırlamadan başlanan bu süreç başarısızlıkla sonuçlanabilir.

    2. Kendinize gerçekçi hedefler belirleyin. Ulaşılması güç hedefler sizin motivasyonunuzu düşürebilir.

    3. Sık ve yeterince beslenilmeli. Bu da 3 ana öğün ve bunun yanında ara öğünlerle sağlanılabilir.

    4. Öğünlerinizi kesinlikle atlamamalısınız.

    5. Porsiyonlarınızı küçültün. Büyük tabaklarda, büyük çatal-kaşıklarla yemek yemeyin.

    6. Yemeğiniz biter bitmez sofradan kalkın. Oturdukça atıştırma isteğiniz devam edecektir.

    7. Günde ortalama 2 litre su tüketmelisiniz.

    8. Fiziksel aktivitenizi mutlaka artırmalısınız. Haftada en az 4 gün 30 dakika yürüyüş yapmalısınız ve buna ek olarak asansör kullanmak, yürüyen merdiven kullanmak, her yere araçla gitmek gibi alışkanlıklarınızdan vazgeçmelisiniz.

    9. Öğünlerinizi hızlı değil yavaş yavaş, vakit geçirerek yemelisiniz. Bunu da lokmaları daha çok çiğneyerek başarabilirsiniz.

    10. Beyaz ekmekten uzak durmalısınız. Bundan sonra hayatınızda beyaz ekmek yer edinememelidir.

    11. Ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişlerden günde toplam 1 avuç tüketin. Ama daha fazlasını değil. Diğer kuruyemişlerden uzak durmaya çalışın.

    12. Kızartmaları hayatınızdan uzaklaştırmalısınız. Bunlar sizin en büyük düşmanlarınızdan bir tanesidir.

    13. Meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketin. Kabuklu meyveleri iyice yıkayıp kabuğuyla tüketin.

    14. Peynir, süt ve yoğurdu ne yağlı ne de yağsız tercih edin. Bu ürünler mümkünse yarım (1/2) yağlı olsun.

    15. Yağ tüketiminize dikkat etmeye başlayın. Hayvansal yağ ve margarinleri mümkün olduğunca terk edin. Bunların yerine sıvı yağ, özellikle zeytinyağı kullanımına yönelebilirsiniz.

    16. Cips, mayonez, kaymak, krema gibi bol enerjili ama düşük besin değerli yiyeceklerden uzak durunuz.

    17. Poğaça, kurabiye, börek, kek ve pastalar gibi bol un, şeker ve yağ içeren besinlerden uzak durunuz.

    18. Alkollü içecekler, kola, hazır meyve suları ve gazoz gibi içeceklerden uzak durun. Bunların light ürünleri belirli miktarlarda ve belirli sayılarda tüketilebilir.

    19. Çay tercihinizi yeşil çay başta olmak üzere çeşitli bitki çaylarına kaydırabilirsiniz. Siyah çayı günde 5-6 çay bardağından fazla tüketmeyin.

    20. Evde yüksek kalorili yiyecekleri (abur-cubur dediğimiz atıştırmalıkları) bulundurmayın. Gördükçe sizleri cezbedeceklerdir.

    21. Öğün aralarında yeme isteği duyduğunuzda bunu salata, meyve gibi yiyeceklerle geçiştirmeye çalışın.

    22. Günde ortalama 7 saatten fazla uyumayın. 5 saatten de az uyumayın.

    23. Alışverişe aç karnına çıkmayın. Normalde yemediğiniz şeyler bile ilginizi çekmeye başlar.

    24. Haftada 1 kez ve hep aynı düzende (sabah kalkınca, aç karnına ve tuvaletinizi yapmış şekilde) tartılın.

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
Go to top
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.